Kuru Fasulye-Bulgur, Kuala Lumpur

2017-07-27 17:11:00

 

 

 

Gündemin sıcak konusu Merve Safa Kavakçı.. Seçilenlerin mesleği olan üniversite hocalığından bir başka deyişle kalburüstü sınıfından gelen bir anne-babanın nazende çocuğu olarak doğup, büyü.. İyi okullarda, iyi eğitim al. Ardından git; Texas, Harvard, Howard merkep -affedersiniz- mekteplerinden (b)ilim devşir. Amerikan rüyası gözlerini kamaştırınca, Amerikan vatandaşı olup, bu ülkede yaşamak için; İncil’e el basarak, Amerika’nın çıkarlarını koruyacağına dair “kutsal bildiğin değerler üzerine” yemin etmekten bile çekinme.

 

Necmettin Erbakan ve pek bir faziletli avenesinin davetiyle, kafadan (bodoslama) siyasete dal. Gel; millete vekil ol. İLKSAN paracıklarının faizi ile saçını-başını boyatıp, kaşını-bıyığını aldıran Nazlı Teyzenin kolunda arz-ı endam eyle. Amerikan Robert Lisesi (kolej) mezunu Mustafa Bülent Ecevit’in de çanak tutmasıyla önce meclis, ardından da ülke karışsın. Belki de üçüncü sınıf bir dünya ülkesinin, üçüncü sınıf demokrasisi olarak gördüğün bu güzel ülke seni açmayınca “burada yaşanmaz ayol” deyip, Amerika’nın yolunu tut. Türkiye Cumhuriyeti Devletine haber vermeden ABD vatandaşı olduğun ortaya çıkınca da, ilgili yasa gereğince Türk vatandaşlığından çıkarıl falan. “Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.” diyen Cemil Meriç pîrimizden habersiz (bîhaber) olduğun da ortaya dökülmüş olsun böylece.

 

Dar alanda kısa paslaşmaların bol olduğu üniversite koridorlarında gidip gelirken, kaşla göz arasında ilk evliliğini yap. Ümmet bilinci ile ilk enişte Ürdün göçmeni bir Amerikalı olsun. Öyle ya, üst kimlik ümmet olduktan sonra kime ne?. İki çocuk dünyaya getirdikten sonra da kalk “Türk düşmanlığı yapıyor.” diye hâkime dert yan filan. Fazilet Partisi saflarında “Adil Düzen” nutukları atarken baş-göz edildiğin Sivaslı enişte ile yaptığın ikinci evlilik de şiddetli geçimsizlikle sonuçlansın. Mutluluğu bir türlü yakalayama. Hep bi’şeylerin eksikliği içinde aranıp dur. Şeriat da kesmesin seni. Tasavvufa merak sar. Arkadaş tavsiyesi ile Şeyh Nâzım Kıbrısî denen ve hakkında, İngiliz ajanı olduğu; Kıbrıs’ta, İngiltere’nin çıkarlarını korumak için görevlendirildiği ile ilgili söylentiler dolaşan dahası İngiliz Kraliyet Ailesine mensup erkeklerin sünnetli doğduklarını iddia edecek kadar da şarlatan olan bir softanın hem de yatak odası olarak kullandığı yere kadar sürüklen. Sonra çömel bir yatağın dibine; fasulye okut. Dünya-âleme rezil ol.

 

Yeri gelmişken; bu milletin kutsal kitabı olan Kur’an-ı Kerim, bu güzel ülkenin okullarında Türkçe olarak okutulmadığı sürece şarlatanlar, zübükler meydanı hep boş bulacaktır. Milletin inancını, vicdanını sömürecektir. Müslümanlar akıllanıncaya, aydınlanıncaya kadar da balık, kavağa çıkacaktır. Merve ve Safa tepeleri arasında koşturmak, çakıl taşı toplamak da boşuna (beyhude) bir çaba olarak kalacaktır. Şeytan kalbini, beynini esir aldıktan sonra çakıl taşından ne fayda değil mi ya? Mervenin, Arapçada “çakıl taşı” anlamına geldiğini de hatırlatalım bu arada. Kısacası (vel’hâsıl) Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’ten ilhâmla: Ne mutlu Maturidî’yim diyene!.

 

Özgür kızın, kıtalararası gelgitlerle sürüp giden yaşam (yani hayat) öyküsü şimdilerde yeni bir safhaya evirilmiş durumda. AKP saflarında ikinci kez siyasete yelken açan ve milletvekili olan Merve Safa Kavakçı, “türbana özgürlük” diyerek çıktığı kutlu yolculukta bürokrat olarak yola devam edecek. Bir AKP milletvekilinin oğlu olan üçüncü kocası (ki her an bir boşanma gelebilir) FETÖ terör örgütüne üye olmak suçlaması ile devlet memurluğundan atılırken, -paçalarından liyakat akıyor olsa gerek- kendisi Malezya’ya büyükelçi olarak atanmış bulunuyor. Şeyh Nâzım Efendi’ye okutup, üfletince kısmeti üçer-beşer açılmış demek ki. Ne diyelim?. Kuru fasulye-bulgur, Kuala Lumpur!..

 

Aziz Dolu Atabey

Serik-27.07.2017

https://twitter.com/azizdolu

 

46
0
0
Yorum Yaz