Ayinesi İştir Kişinin

2017-03-30 12:16:00

 

 

Yönetim biçimi cumhuriyet ve demokrasi esaslarına dayandıktan sonra yönetim tarzının başkanlık, yarı başkanlık yahut cumhurbaşkanlığı olması çok da önemli değildir. Bizim kararsızlığımızın, kaygılarımızın sebebi AKP iktidarının geçmiş dönem icraatlarından kaynaklanmaktadır. Öyle ya, ayinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz demiş adı görklü, feraset sahibi atalar. AKP’nin, yerleşik kurumlara sahip meclis (parlamenter) düzenini (sisteam) nasıl hallaç pamuğu gibi attığını da biliyoruz. Devletteki kadrolaşma furyasını ve millî devletin nasıl fırka (party) devletine dönüştüğünü, dönüştürüldüğünü de hakeza.

 

AKP’nin getirmeye çalıştığı devlet düzeninde cumhurbaşkanlığı makamına verilen yetkilerin özellikle de yüksek yargı seçimi ile ilgili olanların ileride bu makama gelecek olan namzetlerin şirazeden çıkmasına yol açabileceğine dair olası kaygılar giderilmediği müddetçe “evet” demek aklı başında bir yurttaşın içine sinmeyecektir. Şöyle ki AKP’li cumhurbaşkanının doğrudan doğruya kendisinin seçeceği ve yine üyeleri, bizzat cumhurbaşkanı tarafından atanacak olan yüksek yargı (Danıştay, Yargıtay vs.) üyelerinin seçeceği Yüce Divan üyelerinin gerçekten de cumhurbaşkanını ve iktidar sağlıklı bir şekilde denetleyebileceğine inanıyor musunuz? Hele de daha birkaç yıl önce Danıştay raporlarının sumen altı edilmeye çalışıldığını, 17-25 Aralık soruşturmalarının nasıl akamete uğratıldığını da bile bile... Bazı bakanlıklarda oluşturulan denetim dışı örtülü ödenek iddiaları da cabası!..

 

Denetim demişken… Denetim, adaletin oluşmasını sağlayan en temel etkenlerdendir. Ve dahi “Mülkün temeli adalettir.” diyen Hz. Ömer’e hak vermemek elde değildir. Bu sözü çok beğenen, adliye salonlarına asılması için emir veren Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’e ise şükran borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz. Gâzi’nin ta 1920’lerde dünya, “tek adam” zihniyetleri ile yönetilirken meclis (parlamento) düzenini esas kılıp; bu topraklarda antiemperyalist bir mücadele vermesi ve akabinde cumhuriyet idaresine geçilmesi gerçekten de takdire şayandır. Bu bağlamda -başta pek bir medenî garp âlemi (batı dünyası) olmak üzere- dünya ülkelerine fersah fersah fark attığı ortadadır. Hele de kan ve barut kokan cephe hatlarında, kimi kendini bilmezlere nakşettiği Osmanlı şamarlarının yankısının hâlâ bir yerlerde, birilerinin kulağını çınlatıp durması yok mu?!. İnanın, insanın mest olmaması elde değil.

 

Aziz Dolu Atabey

Sarıabalı-05.03.2017 Pazar

 

17
0
0
Yorum Yaz